Dikkat, güneş var!

Dikkat, güneş var!

Çok uzun süre güneşe maruz kalındığında ya da ultraviole ışık kaynağından (solaryum) etkilenildiğinde, vücuda rengini veren 'melanin' maddesi koruyucu özelliğini zamanla yitiriyor.

Sıcak yaz günlerinin sefası kadar cefası da var. Ölümcül hastalıklara dikkat çeken uzmanlar, bronz bir ten uğruna saatlerce güneş altında kalanları uyararak, 'Güneşlenirken, korunmak şart' diyor.


Hayat ve mutluluk veren güneş, aynı zamanda öldürücü de olabiliyor. Doğa kirliliği ve ozon tabakasındaki bozukluklar tedbirleri artırmamız için ciddi bir uyarı oluşturuyor. Amerikan Kanser Merkezi'nin araştırmalarına göre her 3 Amerikalı'dan 1'i cilt kanserine yakalanma riski taşıyor. Bunun nedenleri arasında çok fazla güneşte kalmak ve kontrolsüz güneşlenmek başı çekiyor. Güneş yanığı belirtileri kısa vadede kendini göstermese de, uzun vadede lekeler, katarakt, yaşlanma, cilt kanseri ve kırışıklıklar oluşuyor.

Çok uzun süre güneşe maruz kalındığında ya da ultraviole ışık kaynağından (solaryum) etkilenildiğinde, vücuda rengini veren 'melanin' maddesi koruyucu özelliğini zamanla yitiriyor. Güneş yanıkları hassas ciltliler için korkutucu boyutlara ulaşabiliyor. Tedbirsiz güneşlenme ölümle bile sonuçlanabiliyor. Günümüzde güneşlenme ve güneş yanığına verilen önem her geçen gün biraz daha artıyor.

Kısa sürede kendini göstermeyen güneş yanıkları, uzun vadede lekeler, katarakt, ciltte yaşlanma, cilt kanserleri ve kırışıklıklara yol açıyor. Güneş yanığının belirtileri kızarıklık ile başlıyor. Daha sonra su toplamalar ve deride soyulmalar oluşuyor. Uzun süreli ve kontrolsüz güneşlenme, kan damarlarına bile zarar verebiliyor. Cildin doğal savunma mekanizması kırıldığında hücrelerde tamiri mümkün olmayan hasarlar meydana geliyor. En kötü son ise, kuşkusuz cilt kanseri!

Bronzlaşma ihmale gelmez


Cildiniz yaşlandıkça daha zor bronzlaşır, daha kolay güneş yanığı olur. Güneşin zararlı ışınlarını emen ciltteki 'melanin'ler her on yılda % 10-20 oranda azalır. İlerleyen yaşlarda güneşten daha çok korunmak gerekir.


Yanıklara yol açan UVB ışınlarının en güçlü olduğu saatler 11.00 ile 14.00 arasıdır. Bu saatlerde güneşlenmeyin.


Çok tuzlu deniz suyu ve havluyla kurulanmak suya dayanıklı ürünlerin bile etkisini azaltır. Böyle durumlarda koruma kreminizi tekrar sürün.


Bol su içmeli, kafein ve alkolden kaçının.


Güneş gözlükleri olmadan asla güneşe çıkmayın. Gözlük, zararlı ışınları emerek, göz çevresinde oluşabilecek kırışıkları önler.


Seçtiğiniz koruma kremini vücudunuzun her yerine sürün.


Bazı antibiyotikler ve doğum kontrol hapları güneşe karşı duyarlılığı arttırır. Bu durumlarda 12-20 koruma faktörlü bir ürün seçin.


Güneş yanıklarında cildi yatıştırıcı bir güneş sonrası ürünü kullanın. Mutlaka bir aspirin alın. Hem ağrınızı dindirir, hem de şişmeyi önler.


Soğuk duş almak ve soğuk kompres uygulamak da yararlı olabilir.


Cildiniz soyuluyorsa, asla soymayın, yanığın geçmesini bekleyin.


Düzenli olarak cilt bakımı yaptırın.


Doğum lekelerinizi ve benlerinizi sık sık kontrol ettirin. Renk ve boyut değişiklikleri tehlikeli bir sinyal olabilir.


Cilt su toplamışsa açıkta bırakmayın, üzerini steril bir bandajla kapatın.


Çocuklarda aspirin kullanmaktan kaçının. Doktor önermedikçe 'Benzokain' içeren ilaçlardan da kesinlikle uzak durmalısınız.


Baş dönmesi, yanık bölgesinde çok fazla acı, yüksek ateş ve su dolu kabarcıklar oluşmuşsa hiç zaman kaybetmeden bir hekime başvurulmalı.

Cilt tipinizi belirleyin

Güneş ışığı altında kalabilme süresi, cilt tipine göre değişiyor. Bu süre zorlandığında ciltte hasarlar oluşuyor:

1. CİLT TİPİ: Açık renkli, çok hassas. Duyarlılığı yüzünden risk altında. Doğal korunma süresi 5-10 dakika.

2. CİLT TİPİ: Oldukça duyarlı. Doğal korunma süresi 10-20 dakika.

3. CİLT TİPİ: Normal olan bu cilt tipinin doğal korunma süresi 20-30 dakikayı bulur.

4. CİLT TİPİ: Koyu tenli ya da iyice bronzlaşmış ciltler. Doğal korunma süresi 40 dakika gibi oldukça uzun bir süre.

 

Kremlerle korunun

Güneş kozmetiklerinin koruma faktörü SPF (Sun Protector Factor) cildin doğal korunma mekanizmasının ne ölçüde arttırıldığını gösteriyor. Örneğin doğal korunma süreniz 15 dakika ise, koruma faktörü SPF 3 olan bir ürün bu süreyi 3 kat daha uzatarak ve 45 dakika çıkarıyor. Bu ürünler, kimyasal yapılarıyla cilt üzerinde UV ışınlarına karşı bir kalkan görevi görüyor. Sahip oldukları filtrelerle, cildin yaşlanma sürecini hızlandıran, güneş yanığına yol açan ışınlarını durduruyorlar. Bu filtrelerle sağlıklı bir biçimde bronzlaşabilirsiniz.

Tatilden önce...

Eğer bembeyaz bir tenle plajlarda görünmek istemiyorsanız iki seçeneğiniz var: Solaryum ya da autobronzant'lar. Haftada iki seans solaryum cildinizin arzu ettiğiniz renge bürünmesi için yeterli. Ancak seans sürelerinin beş dakika olması hem renk açısından hem de sağlık açısından en ideali. Harika sonuçlar veren yeni autobronzantlarla da teninize güzel ve lekesiz bir bronzluk kazandırabilirsiniz. Ancak bunları kullanıken çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü dizler ve dirsekler gibi cildin kalınlaştığı, ölü hücrelerin biriktiği yerler daha kolay renk aldığı için dalgalı ve lekeli bir bronzluk ortaya çıkabilir. Bu nedenle ürünün uygulanacağı bölgelerde ve yüzde iyi bir arındırma işlemi yapmalı cilt iyice kurulanmalı. Eğer kendinize güvenemiyorsanız, peeling ve autobronzant uygulamasını bir güzellik enstitüsünde de yaptırabilirsiniz. Ayrıca, eutobronzant'lar her ne kadar güneş ışınlarından koruyucu ise de güneşlenmek için önerilmiyor. Teninizi güneşe hazırlayıcı bir işlevi de yok.

Bu Haberi Paylaşın: Google | Facebook | Haberi Windows Live Sitesine Ekle Live | del.icio.us | MySpace | Digg

Bu Habere Gelen Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Toplam: | Gösterilen:

Bu Habere Yorum Ekleyin! comment

Lütfen güvenlik kodunu aşağıdaki kutucuğa giriniz:


  • Haberi Arkadaşına Gönder Haberi arkadaşına gönder
  • Haberi Facebook Profiline Ekle  Haberi Facebook Profiline Ekle

Bu Haberi Beğendinizmi? Oy Verin
0
Siteye Giriş Yap